28 Ekim 2008 Salı

Ikizler Burcu Hayvani

Evet ayrica bugun aklima gelmisken yazayim cunku uc gun yokum sevgili okur. Evet takip ettim siteyi sadece bir kisi okuyor. Ben de ona sesleniyorum zaten. Nasilsin okur? Ne yaptin? Nasil gecti gunun? Ben de iste bildigin gibi can sikintisi. Yokum okur uc gun. Seul'e gidicem. Konsolosluktan aradilar, "aman gel lutfen gel cok ihtiyacimiz var diplomatik baglanti yapicaz, sen olmazsan bizi kaale almiyorlar" falan da filan. Bak aklima gelmisken donunce sana Seul'u Busan'i anlatayim okur. Hatirlat bana olur mu? Iste aklima geldi burclarla ilgili ozellikleri burda yalanlayarak bu hurafeye son vermek istedim. Uc gun yokum unuturum diye hemen yazayim dedim. Ne getireyim sana okur Seul'den? Soyle yahu aramizda lafi mi olur? Kimlere neler getirdim sana mi getirmeyecegim. Tamam cepten bi caldir ben seni ararim o zaman. Hah ne diyodum yahu okur daldik muhabbete, pek de tatli. Bi aksam beraber oturalim icelim konusalim senle okur. Ikizler burcuyum ben. Ve simdi internette herhangi bir kac siteden aldigim bilgileri buraya yazip curuterek burclar hurafesini curutuyorum. Yapicam bunu. Tutmayin kucuk enisteyi. Aha da basliyorum. Aha diye bir grup vardi yahu Ayse Hakan Aykut.

"Bir İkizler Erkeği (bu ben oluyorum), ayaklarınızı yerden havalandırıp gökyüzünün bulutları arasında dolaştırabilir. Kendinizi, dünyayı ve her şeyi bir anda unutabilirsiniz"

-Ehe ehe. Dogru canim bu. Tesaduf diyip geciyoruz vesselam.

"Ayrıca da kendisinden herhangi bir söz almaya kalkışmayın. Alsanız bile bu sözün yerine getirileceğini fazla beklemeyin. Aslında İkizler Erkeği'nin sabah gittikten sonra akşam dönmesini bile beklemeyin. Ve dönüp geldiği zaman da nerelerde olduğunu sormayın"

- Ne demek lan. Hangi sozumu tutmamisim ben. Olum Murat sen yazdiysan bunu ayip ettin yani. Soz yapicam yahu sadece biraz mesgulum. Yani ne demek aksam donmuyor falan. Ev erkegiyim lan ben. Hangi ev oldugunu karistirmamak lazim tabii ama bence sadece bir yalan bu. Ustelik ayip ve kirici.

"Söylediği abuk subuk şeyler dikkate alınmamalıdır. Mütemadiyen konuşmayı sever, boş atar dolu atar ama konuşur. Ona katılın,eğlenin ,tartışın, beyninizi boşaltın,hazırcevaplılık pratiği de yapmış olursunuz"

- Yani cok konusurum ama bos? Lutfen reca edicigim ben son derece kulturlu, entellektuel bir insanim. Tamam alkolluyken abartmis olabilirim ama kim yapmaz ki. Ama sanki dogru gibi da yahu bu soz. Canim konusmayi sevmeyen mi var. Daha spesifik bir seyler bulalim.



"Bir anı bir anına uymayan, iki dakka önce can ciğerken bir anda çekil git basımdan deyiveren, çok konuşkan bir o kadar da zeki erkek modeli"

- Evet bir konuskan yorumu daha. Hmm, burda bir haklilik payi var ama bence tesaduften ibaret. Ustelik maymun istahli olabilirim ama kesinlikle kimseyi iki dakikada satmisligim yoktur. Zekiyim ama yalan degil. Zehirim ben zehir.

"Degisken, kararsiz, maymun istahli, sadik olmayan, zeki, geveze"

- Cus diyorum. Insanim ben kardesim. Bunlarin hepsini inkar ediyorum. Yani mazallah sevdicegim, nur tanem, nar tanem, biricigim okursa bunlari, derse bunlar ne yigidim, kocyagizim. Ayiptir bu yaptiginiz. Yani belli bir sure zarfinda dogduk diye boylesi hakaretler. Insanoglu ne acimasiz.

"Yakisikli, zeki, sadik, harika, muhtesem, uber super mega herkul, cok guclu, romantik, maco, gerekirse dover agzina agzina vurur dusmaninin, dost, karizmatik, comert, basarili, komik, esprili, sevecen, magnificanto, perfecto, olmaz boyle bisi, spektakuler"

- Ehem ehem sagol canim benim. Ama ayip bu kadar ovme beni. Utandiriyorsun yani. Al su 10 kagidi corba icersin. Tamam cekil.

Bir de yukselen alcalan bir suru zimbirti. Az once burclara inanmamaniz gerektigini bilimsel olarak kanitladim. Hemen bir bahane. Yok yukselen, yok inen kalkan. Buyrun onu da yalanlayalim tamamen bilimsel yollarla.

"Yükselen Burç Boğa karakteristiklerinin kişilikte güçlenmesinde etkilidir. Finansal konularda başarı, maddeye şekil verebilme yeteneği, estetik duyarlılık gibi venüsyen özellikler çok sık görülür."

- Venusyen degil bildigin Ordu'luyum. Karadenizliyim. Hayatimda hic bir maddeye sekil vermedim. Oyun hamurunu saymazsan. Estetik duyarlilik nedir onu bile bilmem. Ustelik cebimde bes kurus yok oldu mu!

"Yükselen Burcu Boğa olan İkizler, kolayca ilişki kurabilmesi ve kalıcılığa eğilimli davranışlarıyla edindiği dostları çok fazladır. İkizler-Boğa nın, kurduğu ilişkileri uzun vadede daha da zenginleştirebilecek, çok yönlülük yeteneğine vardır. Romantik ve duygusal yapısı, sıcak ve samimi davranışları, aşk yaşamının hareketli olmasındaki önemli etkenlerdir. Ticaret, bankacılık ve muhasebe çok başarılı olabileceği meslek alanlarıdır. Ne istediğini bilen ve hedeflerine ulaşmakta her türlü yeteneğini kullanabilen yapısı başarıların kaçınılmaz olmasını sağlar."

- Iliski kurmak benim icin cok zordur. Edindigim dostlarim cok fazla degildir. Lafazanlik yapma uzun vadede birincilige oynarim korfball liginde. Ask yasamim bir tembel hayvan kadar hareketli. Ticaretten anlamam, bankada hesap bile acamam, ucun besin hesabini yapmam. Ne istedigimi bilsem burda olmazdim. Hedefime ulasmak icin kilimi kipirdatmam. Hedef bana gelsin. Basarisiz bir insanim ben.
(Reklam aldim araya, malum kriz ortami, kusura bakma okur)

"Cevrelerindeki kişileri sözleri ile etkilemeyi bilirler. Çok fazla sevgili değiştirebilirler. Veya ilgileri çabuk söner. İyi bir yazar olabilirler. Seyahat etmeyi severler. Çabuk arkadaş edinebilirler. Espri anlayışları gelişmiştir"

- Benden etkilenen adamla benim isim olmaz. Sevgili degistirmem onlar beni degistirir. Cabuk soner gibi imali laflari yakistiramadim. Performansimin dorugundayim. Al sana pilog, bak bakalim nasil bir yazarmisim. Seyahatten nefret ederim. Arkadas edinmem, yemek yerim. Esprilerim cok igrenctir. Gulen adamla benim isim 0lmaz.

Evet sevgili okurum, gordugun gibi burc denen sey kulliyen yalandir. Tesadufi iki genel kaniyi tutturmakla bu isler olmaz canim benim. Burda halkimiz arasinda pek yaygin olan bir hurafeyi daha savas baltasi edasiyla gomdugumden dolayi cok mutluyum. Halkim benden hizmet bekliyor okur. Daha aydinliga kavusturalacak cok yuz, parcapincik edilecek cok hurafe var. Yallah Rosinante yolumuz uzun.




볶음밥 (Bogımbap)

Yine soylemesi zor bir yemekle karsinizdayim. Az once yasadigim piloguma karsi soguma sirasinda piloguma daha cok Kore menseili yazilar yazarsam daha iyi olur sanki gibi bir dusunceye kapildim. O zaman hemen bir yemek tarifi ile daha karsiniza gelmek istedim. Baska da bir tenasul uzvuna yaramiyor pilogum zaten. Ama ben seveyrum kendisini. Belki arkaplani falan degistiririm. Neyse bunlarin yeri burasi degil.


Yimegimiz bu sefer inanin cok farkli otekilerden. Mesela icinde pirinc var. Evet evet pilav yahu, saskinliginizi atlatmaniz icin size ufak bir fikra anlatayim. Efendim tam hatirlamamakla birlikte asagi yukari soyle bir sey. Ortaya bir adet ne oldugu bilinmeyen bir adet zimbirti koyuyorlar. Japon geliyor sadece bakiyor, fotografini cekiyor. Avrupali geliyor nasil yapildigina bakiyor. Amerikali geliyor deviriyor. Turk geliyor delik ariyor. Koreli geliyor yemeye basliyor(acaip salladim yalniz fikrayi, bilen varsa kinamasin beni) .Evet komik degil belki ama saskinliginiz gecti zannedersem. Yemegimizin adini Koreceden Turkceye cevirirsek kalin bir tavada yagsiz veye az yagla kavrulmus pilav.

Yapilisina gelirsek. Oncelikle pilavimiz bildigimiz yontemle hazirlaniyor. Cani isteyen Kore usulu, isteyen Turk usulu yapabilir. Sonra artik yemegimizi ne ile hazirlamak istiyorsak ki seceneklerimiz arasinda mevsim sebzeleri, kavurma (et), deniz mahsulu ozellikle karides, kimchi var. Bunlar da baska bir kapta haslaniyor. Daha sonra bu mahsuller pisme onceliklerine gore kalin bir tavada pilavla birlikte hafif hafif kavruluyor. Budur yani. Daha once bahsettigim doxxax isimli yemegimizden farkli hafif bir sulu yemek yerine bildiginiz sebzeli pilav gibi olmasi. Gayet yenebilir bir yiyecek Kore'de. Adindaki mustehcenlik espri konusu olsa da bu yemegimiz de Kore'de damak tadiniz fazla bozulmadan yiyebileceginiz bir yemek. Bundan sonra size kopek etini anlatmayi dusunuyorum. Oncelikle yemem lazim ama. Bakalim yedigim an tekrar sizlerleyim. Olmazsa buluruz anlaticak bir yemek, pilog bos kalmaz.


Maymun istahli bir hayvandir

Nedir bu maymun istahi lafi, nerden gelmistir? Zerre fikrim yok. Google'a yazasim hic yok. Nedir bu ya, zart google'a yaz zurt google'a yaz. Cok darlandim ben bu gugildan. Adini da boyle kucuk harfli ve ozenmeden yazicam bundan sonra. Gugil. gugle. Manyak sey. Kac kere arattim kendi ismimi tirnak icinde hic bir sey olmadi. Pideci cikti misal. Pide yiyesim geldi. Gugil bana ters o yuzden. Halbuki orda burda, en entel cafelerde gugili savunmuslugum var benim. Ama maymun istahi iste sikildim gugildan. Arabul vardi lan eskiden. Yahoo vardi falan. Astalavista.box.sk vardi crack mrack arardik arada ayipcikli resimler cikar zorla kapatirdik siteyi. Ehe ehe ne guzel gunlerdi yahu.

Maymun istahliyim ben mesela. Dayanamadim yazdim gugila maymun istahi nedir diye. Bulamadi yine abuk sabuk seyler cikardi. Otuz sayfa geziyorum bir ufak bilgi icin. Cok sikildim cok. Ondan yaziyorum bu yaziyi zaten. Maymun istahlilik ikizler burcunun ozelligiymis. Ben de ikizlerim aslinda, misal dogum tarihim o aralar yani, hatirlayin kutlayin hediye falan alin ne biliyim. Eksi sozluk'e baktim sonra mesela. Bu arada hep oraya bakiyorum her sey icin. Orda var tuzak falan bir aciklama beni tatmin etmedi. Maymun burda bence hakki yenmis bir hayvandir. Ayrica evrim vardir arkadasim, itiraz etmeyin.

Sonra duydum ki blogger'a erisim artik serbestmis ama bu sefer de google video'yu yasaklamislar. Simdi bu maymun istahliliktir misal ama neden maymun? Cozemedim resmen kordugum oldum. Bilen bilmeyenlere anlatsin bir zahmet. Blog yazayim dedim mesela ben bir iki ay once. Sonra yazacak bir seyim yoktu ki benim. Sirf canim istedi baktim herkesler acmis bir pilog yaz allah yaz. Dedim ben de yazarim. Yazamadim sonra. Ayda bir sacmalarim o kadar. Bu da bir maymun istahliliktir mesela. Ama arkadasim her gun ayni dandik hayati yasiyorum ben. Yok ki yazacak bir seyim. Ne yapiyim yani her gun ben boyle hayatin ta... diye baslayan yazi mi yazayim. Yoksa, sevgili pilog bugun bir kiz gordum cok guzeldi, ben ona baktim o bana bakti sonra yemekhanede yemek yedim, cok lezzetliydi mi yazayim. Bunu mu yapayim ey okurlar. Acilda ya blogger simdi iki kisi olmussunuzdur ondan okurlar yazdim. Tek kisiysen alinma okur, belki de sizofrensin ama haberin yok. Ben sadece sana yardimci oluyorum.

O yuzden yeni bir sayfa aciyorum pilogumda. Bundan sonra aynen eskisi gibi devam edecek. Yok yani yeni bir sey. Sadece yeni bir sayfa actim, ustelik parmagimi yaladim acmadan once. Arada film, kitap falan elestireyim istiyorum mesela ben. Sonra cok guzel edebi hikayeler yaziyim istiyorum. Cok komik yazilar yazayim da istiyorum. Ama yapamiyorum. Ornegin daha gugilda adim bile dogru durust gecmiyor. Aha bu kadar yazdim sirf laga luga. Dur bunu burda bitireyim aklima gelmisken burclarla ilgili bir seyler yazayim. Sonra da orda burda yazdigim yazilari buraya kopyalarim, yazi bollugu olsun zaten her universite ogrencisi gibi damarlarima islemis kopi peyst hastaligi.

27 Ekim 2008 Pazartesi

Romantik Balikci

Atarum kayigumi denizin kucagina
O deniz Karadeniz oy alur beni suyuna
Giderum yali yali salarum kictan agi
Agi salarum suya kayigum siya siya
Baluk gelur aglara bakarum kayalara
Sularin bereketi da hos geldi sefa geldi

Oy deniz Karadeniz sularin kipirdasir
Olursun bazen kuzu da bazi suyun karisir

Basum bir hos oliyi da denizin sevdasindan
Vuriyirim Yoroz'a da Yoroz orda kaliyi
Vuriyirim Yoroz'a da vapurun arkasindan

Oy deniz Karadeniz sularin kipirdasir
Olursun bazen kuzu da bazi suyun karisir

Soz-Muzik: Fuat Saka
Lazutlar 2008

Yedi megabayt



Gecen, gecen dedigim sekiz ekim ki ustteki resimde de gorulmekte. Normalde 3-4 megabayt civarlarinda gezinen indirme hizim 7 megabayta cikti ve halen oyle devam etmekte. Daha hizli olan vardir mutlak fakat zamaninda 1-2 kilobaytla indirme yapmis, saatlerce 146 ile bagli kalmis biri icin 7 megabayt gercekten buyuk rakam. Bak hala saskinim ki buyuk rakam demisiz ,7 megabayt bolu saniye gercekten buyuk bir hiz. Vay anasini sayin okur. Okur yazdim ki son yasaktan sonra anca bir kisi okur zaten. Hem daha sahsi bir blog oldu. Kisiye ozel. Sadece sen okuyorsun bunu okuyucu. Sana yazdim. Hah ne diyordum. 7 megabayt. Helal olsun. Gozum acik gitmez artik.

Bu siteye erismeyiniz

Yasaklanmis ulkede blogger'in servislerine giris. Aliskanlik olmus artik bunyemizde ama ben de sasirmiyor degilim boyle seylere. Soylenecek cok sey soylenmistir ama benim tek umidim artik buna bari ses cikarabilmemiz. Youtube'a sadece video izleme amacli girildiginden yasak delinebildigi muddetce pek sorun olmadi sanirim. Ama insanlarin bir seyler paylastigi, en azindan az da olsa sesini duyurabildigi milyonlarca kullanicisi olan bir siteyi bir adet blog sahibi yuzunden tamamen yasaklamak pek akil kari gelmiyor bana. Eger bilisim suclari diye bir alan varsa bu konuda yasama yapacak kisilerin de bundan haberdar olmalari gerekiyor. Youtube yasaklaninca ve bu gayet uzun ve yalama bir hal alinca tek korktugum insanlarin buna alismasi idi ve sanirim oyle de oldu. Herkes normaldir diyip iki kufur salladi ve gecti gitti. Ozgurluk denen sey nasilda kisitlandi kimsenin umrunda degil. Olur boyle seyler diyerek bir alisilmislik gostermek ise tam da bu zihniyetin istedigi bir sey. Ben kendi capimda maildi, suydu buydu yapabiliyorum burdan tabii ki. Siz de bulursunuz mutlak bir seyler ama artik isin cilki cikti. Onune gelen koskoca bir siteye erisimi kapatabiliyor. Bir de bazi meczuplarin kapattiklari bilimsel siteler de mevcut. Ve ulkenin imaji diye yirtinan bir kesimin bunlara hic deginmemesi de ulkenin imaji hakkinda ne kadar duyarli olduklarini gostermekte. Bu yasak konusunda fazla bir sey yazmaya gerek yok. Tek ricam artik seslerin yuksek cikmasi.

Ayrica iyi de oldu. Zaten kimse okumuyordu, simdi daha rahat oldum. Boyle kendi basima, yazar yazar okurum. Sallarim oraya buraya. Rahat rahat. Saka bir yana reklam gelirlerim acisindan kotu bir gelisme. Tam da Microsoft blogumu almak uzereyken sanirim fiyat kirmak icin yapilmis bir yasak. Ustume oyunlar oynaniyor. O zaman her zaman ayni zevkle izledigim Devekusu Kabare'nin Yasaklar oyunundan bir sarki ile bitirelim. Bak kac sene gecti demek ki degisen tek sey isimler, kapatilan seyler.

Kaba kuvvete yasak olsun kabul
Yasak olsun baski iskence
Ama niye yasak dogruya
Bilime sanata yasak niye

20 Ekim 2008 Pazartesi

Al Bundy #4

Why doesn't the world die?

15 Ekim 2008 Çarşamba

Tanju ve Zeki ile Hasbihal

Yahu benim ciceklerim vardi, Tanju ile Zeki. Cicekleri dokuldu dun. Dogal mi acaba? Niye dokulduler ki, halbuki suladim ben her gun, ben goremezken gunesi onlari oturttum en aydinlik koseye. Ama solmadilar, sadece cicekleri dokuldu. Zaten pek dayanikli degillerdi, zorla duruyorlardi dallarinda. Ufaciklardi ama cicekti be sonunda. Dursaydi ya. Verirken onu ben buralardan giderken, ciceklerin en guzelini hakedene ne diyecegim simdi? Kusura bakma cicekleri dokuldu bunlarin, benim gibi yapraklari kaldi sadece. Bak onlara, eger acarlarsa tekrardan cicek bil ki dokulecek. Ama uzulme sen de benim gibi, ben degilim ama sen ciceksin koklamalara kiyamadigim. Onlar sana yaprak olsun, benim gibi golge olsunlar sana, korusunlar seni belki sen istemeden.

Tanju biraz daha asabiydi gecenlerde. Sanirim arkada kaldigindan olsa gerek. Ben de biraz sert davrandim kendisine de, Zeki'ye ne oldu ki. Hayir anlamadim hic bir sorunumuz da yoktu. Onunla hep guzel anlari paylastim Tanju'yla dertlesirken. O da mi kizdi bana yoksa. Tanju laf mi tasiyor nedir? Ozur diliyorum. Yani kusura bakma, az kaldi bak gitmeme, sizi verirken ona cicekleriniz olsun, bunu bari cok gormeyin bana. Yesil yapraklariniz da guzel, onlarda da benden birer parca var elbet. Ama sogumayin sakin benden, ben de bilmiyorum neden yaptim. Belki de kacmak istedim kim bilir? Zaten ne olduysa bu kacmaktan oldu be Tanju. Once serden kacarken hayrin muptelasi oldum. Farkettim ki bu hayir sadece bana hayir, ondan yana sansim yok. Kacamadim da ondan. Nereye kacicaksin ki, nereye saklanicaksin. Gidecek yerim yok. Eninde sonunda degecek nefesi nefesime, eninde sonunda yaracak gonlumu, kaziyacak bogazimi. E neden kacarken, takildim ki o zaman bu tasa. Kalkmak da istemedim yerden. Rahatti biliyor musun? O zaman neden elinden tutani dinledin ki. O degil miydi sana tattiran en aciyi. Bu sefer de yerdeki tasa baglanmaktan kactim herhalde. Cunku Tanju seni birakacagim o tasa. Sen kalicaksin onun yaninda ki anlayacaksin neden boyle soyledigimi. Tasla zamanimiz doluyordu biliyor musun? O ki ustunde yesillik bitsin istiyordu, beni degil. O ki ben sadece onu yol ortasindan alip kenara koymami istiyordu, ustune oturmami degil. Ben de kactim, elimi ilk tutanla kalktim ayaga. Ama ne bilirdim ki kalktigimda elimden tutanin aslinda beni oraya dusuren oldugunu. Kostum sonra, nereye gidecegini bilmeden, tekila sisesinde kurt oldum. Baktim ki hala ayni yerdeyim, tas orda, el uzakta, ben ortada. Sonrasini hatirlamiyorum Tanju. Hatirliyorum belki de ama sanirim sadece ben unuttum. O unutmaz. Unutmayacak da. Ozur dilerdim ama anlamaz ki neden ozur diledigimi.

Ne kotu degil mi? Niye ozur diliyorsun ki diyecek. Neden hesap veriyorsun? Dogru da. Neden? Neden? Neden? Bu kadar daracik yaparlar bu evleri. Ustume geliyor duvarlar, ya da ben onlarin ustune gidiyorum belki de. Ben her seyi kafamda soyledim, yuzune soylemem gerekirken. Yuzune de onun istediklerini soyledim, onun ne istedigini bilmeden. Kendi kurdugum sette, kendimi oynattim. Ama artik cikmak istiyorum canli yayinlara. Telefonla baglansin, ismini de vermek istemesin istiyorum. Benim yuzumde maske olmasin bu sefer, sadece bir gomlek olsun ustumde, bir kot pantolon. Sade olayim. O bana uzak dur desin telefondan. Ben de bagirayim canli yayinda, ozur diliyorum. Sadece bu Ozur Diliyorum. Sevmek isterken delice, suruklenmek isterken pesinde, sadece ozur dilemek istiyorum su an. Nasil soylerim bunu Tanju. Sen soylersin ben gidince. Ama cicek acmayi unutma sakin.

Anlasin istiyorum ne yaptiysam onu kendimden uzak tutmak icin yaptim. Bilsin istiyorum benden uzak durmak icin en basit olani bana yakin olmak. Ne kadar uzak kalirsam, o kadar buyuyor icimdeki cicekler. Ne kadar yakin olursa bana, o kadar anliyorum beni sevmedigini. Ne guzel oluyor bana. Dokuluyor o cicekler iste. Ama anlatamiyorum ki kardesim. Offf. Zor is bunlar zor. Ben ne guzel sacmaliyordum yahu. Hem siz niye doktunuz o cicekleri be. Ben daha resminizi cekecektim, makine de vardi.

E sen niye boyle yaptin Zeki? Sana anlatmadim mi ben en guzel gunlerimi. Ders calisirken, ictigim kahveleri. Sabaha kadar eglendiklerimi. Sadece oturdugum anlari. Uykusuz pazarlari. Derin dalgalari. Hepsini sana anlattim ilk. Yuzum gulerdi hep. Sen neden doktun cicekleri? Sende mi inanmadin bana yoksa. Yalan degil be Zeki, seviyorum. Ama anlaman lazim, kimseyi sacma sapan duygularim icin uzemem. Nasil basladiysa, oyle gitsin, o nasil mutluysa oyle bitsin. Risk alamam ben, yok o cesaretim.

Ama yapraklari cok guzel ciceklerimin. Sert, kalin, dimdik. Hic bir sey olmaz onlara. Cicekler dokulur, acilir sonra. Ama o yapraklar orda hep. Hepsinin uzerinde yaziyor burdaki hayatim. Papirus her biri. Okumasini bilene, anlayabilene orda her seyim. Cok severim ben cicekleri, deniz uzakken ya da yokken takadim yanina gitmeye sularin, yuzum yoksa dert ortagimin dalgarina carpmaya, o zaman hep onlar olur yanimda. Sagolsunlar, deniz kadar sert cikmazlar bana.

Aramizda kalsin okuyucu, kurtulmam lazim bu ciceklerden, bakma dediklerime. Sileyim her seyi, bastan basliyayim diyorum. Ilk gunku gibi olsun her sey. Saclarim hafiften uzun, yok kimse gonlumde. Tek derdim Orduspor'un kolay gol yemesi olsun. Kalbimi acitan tek sey, pazar sabahlari sicak ekmek tulum peyniri olmamasi olsun. Oysa ki ben her seyden uzaklasmak icin gelmistim buralara. Geliyorum saray yavrusu odama, bakiyorum cicekler orda. Bir selam verip yatayim diyorum ama heyhat o bakislari yok mu bakislari. Soruyorlar icten ice, hayirdir gormedin mi bugun diye? Size ne be, size ne? Anlatmak zorunda miyim ben her seyi? Yok dedim unuttum ben onu, bugun deneyler fena degildi diye girsem lafa, hemen basliyorlar oksijenli solunuma. Guluyorlar goruyorum, cunku yapraklarinda anilarim. Yapraklarinda suratimda sebepsiz siratislarla uyudugum gunler. Yapraklarinda, sarhos sabahlarimin pismanliklari. Yapraklarinda, ona soyleyeceklerimin provalari. Yapraklarinda, ozurlerim gozyaslarim. Yapraklarinda, soyledigim sarkilar. Yapraklarinda, kiskancliklarim bitirisim bunu her gun. Ve yapraklarinda her sabah bastan baslayislarim. Ama ciceklerindeydi, onun yuzu. Ciceklerindeydi, onun gulusu. Ciceklerindeydi, onun bakislari. Ciceklerindeydi, benle paylastiklari. Ciceklerindeydi o. Ve... Evet simdi hatirladim, ciceklerindeydi, baskasini sevdigini soyledigi anlar. Ciceklerindeydi, anladigim anlar beni sevmedigini. Ciceklerindeydi. Ondan mi doktunuz o cicekleri. Hele ki o gecenin sabahina. Uyanmak istemezken ben daha, bakamayacakken onun yuzune. Doktunuz bilerek biliyorum. Hatirlamamak icin, beni sevmedigini. Cok sinsisiniz Tanju'yla Zeki. Ama bu yaptiginiz bana iyilik degil ki. Ben unuttum, o nasil unutacak. Nasil inanacak bana bu saatten sonra. Nerden bulastim ben ise, nerden girdim inanmadigim tanrilarin hikayelerine? Ama pisman degilim ben, yeniden inandim sevebilecegime. Kendimden baskasini da dusunebilecegime. Geri kalan bu dalgalarin teferruati.

Gecti gitti aylar be ciceklerim. Siz daha yenisiniz tabi pek bilmezsiniz benim buralardaki ilk halimi. Anlatmistim size gerci. Ama gormeden zor tabi. Cidden cok gulerdim ben o zamanlar. Cok hossohbettim inanin. Inanmazdi kimse size bunlari yazacagima, inanmazdi kimse bu kadar zayif olacagima. Ben findik cuvali tasirdim yapraklar, simdi su kalbi zor tasiyorum.

Ciceklerim cok sirindir benim. Gunese dogru hareket ediyorlar. Ceviriyorum bazen yonlerini, saydim usanmadim, yaklasik 18 saat aliyor gunese dogru cevirmeleri yonlerini. Ne guzel. Ben de cevirdim yonumu artik gunesi uvey topraklarima. Bakalim ne kadar surecek, yuzumu cevirmek. Daha gunese gitmesi var cunku. Ama siz burdasiniz cicekler. Burda kalacaksiniz, belki almaz sizi bilemem o zaman ekecegim sizi bu topraklara. Mutlaka gececek yaninizdan ve siz soyleyeceksiniz ona. Anlastik mi? Peki o zaman. Ne demek duymazsa, eger duymazsa o da benim ayibim olsun. Sevmeyi bilemediklerime bir madde daha eklensin, bir parantez daha acilsin safliklarima. Hadi bakayim size 1 ay muhlet. Acilacak o cicekler.


Kore Turkusu

Kore muzigi hakkinda yazmak istedim az once. Sonra gecti bu istegim, internette bir futbol yazisi okurken. Sonra Diyarbakir Turkusu caldi muzik calarim, yine yazasim geldi. Sonra gun dogdu yaylalara kahrimdan utandim. Bilmiyorum yahu ben Kore muzigi falan. Bildiklerim de boyle efendim, K-Pop denilen, yani histerik kompleksleri altinda ozunu unutmak istemeyip her yeniligi direk almakta beis gormeyen fakat aslinda bu olayi yaptiklari anda sahip olduklari farkli kultur nedeniyle aynen aldiklari tarzi bile degisik bir tarz haline sokabilen Korelilerin, bildigimiz tanidigimiz mahallemizin cocugu eller havaya tarzi muzik tarzini Korece icra etme cabalari neticesinde cogu kez nakaratinda ingilizce kelimeler gecen, boyle eglenceli guzel fakat Kore'ye has tek seyi dili olan bir muzik tarzi. Benim de severek dinledigim, cep telefonuma melodi yaptigim, televizyonda gorunce sesini actigim bir kac sarki var elbette. Gerisini inanin bilmiyorum.

Ama size soz, ogrenicem bir seyler. En azindan ufak bir kac bir sey soylemek istiyorum ki ayip olmasin. Geleneksel Kore muzigi bir adet cift tarafli davul, ve kanuna benzeyen bir aletle yapiliyor. Operayi andiran yuksel desibelli muzikleri var. Uzak Asya icin gayet genel bir tarz ama size betimlemek icin herhangi bir bilgisel veya maddi donanimim yok. Bulursam bir ara paylasirim zira bugun nedense pek bir lakayitim.

E o zaman ne yapalim, zaten adam gibi bir yazi da yazamadim bugun, sadece sacmalayasim var. Yapmak lazim arada tabii ki. Simdi size sevdigim bir kac Korece parca veriyim asagida. Dinleyin edin. 300-500 atin. Yapin bir seyler yani beni yormayin.

Big Bang - Lies


Lee Hyo Ri - U Go Girl


Wonder Girls - Tell Me

Bu da bu sarkinin kore calgisiyla calinmis hali.


Jewelry - Baby One More Time


Bu kadar iste. Populer muzik bunlar. Sakin yargilamayin beni. Ben de populer adamim. Ondan hep bunlar, geleneksel adam olsan geleneksel muzik koyardim. Di mi Benjamin?

Dobbap

Evet az once yedim geldim bu baslikta yazan seyi. Yani su basligi yazmak yememden uzun surdu yalniz. Doxxax ismi bu. x yerine b ve p harflerini kafaniza gore koyabilirsiniz, hepsi uyar, hepsi guzel, hepsi muhtesem. Ugrastirmayin beni daha bu yemegi nasil anlatacagimi bile bilmiyorum.

Evet bu yemegin ilginc olan tarafi, bap kismindan bazi arkadaslarimin sezecegi uzere pilavli bir yemek. Evet hem de pirinc pilavi. Ne kadar sasirdim anlatamam yurek dostlari. Evet yemegimiz iki bolumden olusmakta. Birinci bolumumuz bildiginiz pilavimsitrak. Lapa pilav. Ikinci kisim ise yemegimizin oznel kismi. Tamam yani dopbap da nasil bir dopbap? Iste onemli ve yemegimizi digerlerinden ayiran kisim burasi. Pilav kismini anlatmiyorum, ornegin benim kardesime pilav yaptirin, cikan sonuc bu. O kadar guzel, o kadar lezzetli yani. Bir tek yagi ve tuzu eksik.

Yemegin ozelligi, sacda kavrulan sebze ve etlerden olusmakta. Sac dedigim de bildiginiz sac, hani su tantuni yapilanindan. Efendim, istege gore, inek eti, ton baligi, mantar, sebze sogan ile birlikte sacda yag ve su ile kavrulur ve birinci bolum olan pilavin yanina konur. Dopbab dedigimiz de budur zaten. Bir tarafta hafiften bizim yahni ve kavurma arasi yemegi cagristiran aci kisim, bir yanda pilav. Soyleme ihtiyaci hissetmedim ama genelde aci olur efendim yemek. Aslinda yenebilitesi yuksek bir gidadir Kore'de.



Bu yemek de bu kadar. Hakkinda soylenecek pek fazla bir sey yok aslinda. Hafiften sulu oldugundan, hazir gidadan bunalilan anlarda ama sulu Kore yemegi yiyecek cesareti kendinizde goremediginiz zamanlarda, siginacaginiz bir Vona limanidir doppap. Kaslariniz egik, boynunuz bukuk cebiniz delikken salas bir mekanda size papermoon zevki tattiran, Adnan Polat'la sozlesme konusuyormus hissi veren bir basyapittir.

Yazima burda son verirken, umuyorum ki bir gun o sulu yemekleri de zorlanmadan yiyecegim ve size anlatacagim dostlar. Esen kalin.



Oylesine

Bayram bitmis lan. Niye soylemiyorsunuz arkadaslar. Ben de bayram diye gereksiz gereksiz siritiyorum onbes gundur. Uc gunmus halbuki bayram, uc gunmus de uc gunluk bayram mi olur? Soyle kirk gun kirk gece bayram olmali ki daha iyi kutlayalim neyi kutluyorsak. Ama teselli ettiler sagolsunlar, yakinda bir bayram daha varmis. Hadi bakalim hayirlisi.

Kazim Koyuncu olmemis olsa mesela. Cok istedim bunu. Fuat Saka'nin yeni albumunu indir... ohom ohom yani parasini verip alirken farkettim icimdeki garip kipirtiyi. O zaman istedim ki Kazim olmemis olsa mesela. Yeni bir album cikarmis olsa.

Domuz eti var bir de. Niye yemiyoruz ki domuz eti? Alkole gelince kiyir kiyir, domuz etine gelince ihhi. Olmuyor, yakismiyor bu riya. Ama sanirim domuz eti bir tabu ulkede. Yoksa dini acidan alkolden zerre farki yok, ulema olarak soyluyorum bunu. Amator olarak dinle ilgilendim bir sure. Esini kiskanmiyormus domuz mesela. Istiyorum ki domuz esini kiskansin arada. Kavga ciksin evlerinde. Bunlar hayatin tuzu biberi. Bak o zaman eti daha lezzetli olmuyor mu? Risotto var bir de. Lezzetli gercekten.

Kabile bulmuslar bir tane Guney Amerika'da. Ne guzel keske katilsam aralarina. Dert yok tasa yok adamlarda. Helikoptere ok cubuk falan atsam. Elinde cakmakla gelen ilk adama tapsam mesela. Giysi derdi yok, para derdi yok, yok oglu yok. Helal sut emmis bir de kabile kizi bulduk mu tamam. Daha ne isterim ki. Ama once kafayi temizlemek lazim, yoksa cani sikilir adamin. Coktan sikildim ben bu kabileden. Ihale bile bilmiyorlar. Helikopter beni de al. Ya bir durun atmayin bir sey adam inecek. Huoop.

Metallica konserine gidemedim ben hic. Keske yine gelseler Kore'ye. Giderim bu sefer. Gencligim curudu o M ile A'nin ucunu yapacam diye. Bunu bilseler beraber turneye bile gotururler beni. Bir de Jamescigimin yesil gitarinin hastasiyim ben. Oyle boyle degil. Bir de sevdigiyle evlenmezse olecek hastaligi olsa ben de. Doktor gelse mesela, kas goz yapsam numaradan dese ki tek cozum sevdigiyle evlenmesi. Yok yahu olur mu? Oldugumuzun resmidir o zaman. Nerdesin sevgili.

Acaip kavga edebilsem ben aslinda. Bir yumruk atarken arkadan gelene aninda tekme atabilsem harika olur. Sonra da takim elbisemi duzeltsem hic bir sey olmamis gibi, omzumdaki tozlari silkelesem. Takim elbisem oldu eninde sonunda laf arasinda. Ama kucuk. Beduk'e benzemisim dediler. Gercekten de benzemisim. Beduk'um ben. Ama Beduk olmasam mesela, kemenceci olsam. Omuz omuz, kizlar domuz diye bagirsam yayla senliklerinde. O incecik bellere sarilsin kemenceci desem, isvelessem kizlarla. Tulumcu da olur farketmez. Farkmaz hatta. Sozluge girmesi lazim bu sozun. Farkmaz nedir ya?

Yazilmak var tabi. Sana yazilanlar, senin yazildiklarin. Kurs olmus karsi cins. Nereye yaziliyorsun yahu. Kur yapmaktir o. Erkek kuslarin yaptiklari kurlar da ayri bir sovdur hani. Nedense kuslarda, hatta bir cok heyvanatda boyle bu isler. Kizlar hic umrunda degil dunya, bi susu bi sasasi da yok zaten, yasiyoruz iste baboli tadinda. Erkeklerse oyle mi, bir yele, bir renk cumbusu, bir sov, bir kavga, bir dovus. Neden? Kur yapacaklar, disiye begendirecekler kendilerini. Biz niye degistik de ozumuze ters dustuk boyle. Soyleyin kizlar nedir bu yuzunuzdeki boyalar. Sandik sandiga dayali da guzel turkudur.

Sandik sandiga dayali, yazmasi mavi oyali
ben seni boyle mi sevdim, kirpigi kasi boyali

Yasar Kurt'a ne oldu yahu? Ilk albumu cok guzeldi mesela. Ikincisi o kadar iyi degildi. Ain't nobody better than my baby. Beduk guzel soylemis yahu. Yasar Kurt da guzel soylerdi. Donunce dinleme sansin olsa bir yerlerde. Sidika'da oynamisti. Cok severdim ben o diziyi. Samim. Alnindaki OTIS yazisi geldi aklima. Guzel bolumdu. Ana diye bir dizi vardi orda da Ana'nin adamlarindan birisiydi Yasar Kurt. It's meant to last forever, you said you're heartbreaker. Yok yok bu Beduk'u tuttum ben. Bana benziyormus zaten, bir numarasi olmali.

Bu Karadeniz turkulerindeki meme tutkusu nedir arkadasim. Kesinlikle art niyet yok biliyorum. Hatta son derece saf, temiz duygular. Ama anlamiyor insanlar iste o karadenizlinin patavatsiz naifligini. Favorim Volkan Konak'tan. "beyaz gogsun ustunde kilsam sabah namazi". Ne desin daha adam. Lazca da ne guzel geliyor kulaga Kazim Koyuncu'dan. Kazim da olmus. Koreceyi de ogrenmek lazim iyice. Cat patla yurumez bu is, ayiptir nerdeyse iki sene oldu.

Neden herkes ayni cevabini veriyor ne ver ne yok soruma. Yani iki senedir surdayim, donunce hic bir sey degismemis mi olacak? E ne anladim ben bu yatistan? Adalet dediginiz hic de adil bir sey degilmis. Ne guzel filmdi Pardon. Cok basarili cok. Bak sen sanki film elestirmeniyim. Cok basariliymis. Lutfettim yani.



Bir de su var ki, yaziyorsun yaziyorsun bu kadar yazi, aslinda ici bombos. Maksat blog bos kalmasin. Google kapatiyomus sonra bloglari. Hatta Microsoft servetini dagitiyormus. Danone gogus kucultuyormus, Coca Cola dinsiz yapiyormus, KFC serce parmaginda kangrene sebep oluyormus, Ben cep harcligimi pkk'ya veriyormusum, bunu arkadaslariniza yollayin, her seyi yolluyosunuz bunu da yollayin lan. Asabini bozmayin forwardcinin. Hem belki dilegini kabul ederim. Belli olmaz benim islerim.

Kolumdan kilo alamiyorum ben. Yarim dunya gibi de olsam, tavuk kanadi gibi kollarim var. Cozemedim bu isin sirrini. Komik bir goruntu tabii ki. Olsun cok ciddi bir insan oldugumdan insanlari boyle guldurebiliyorum. Gulmeyin bana ya, gucume gidiyor. Vazgectim, gulun gulun. Eric Cantona. Bu adam ne meshurdu benim zamanimda. Sut cekmeden yakalar kalkardi hemen. Simdi oyle karizma yok kimsede. Ronaldo olsan ne yapicaksin, saclari mi joleliyeceksin. Hem Cantona'nin kollari da kalindi biliyor musun? Guzel bir Fransiz abimizdi. Frenh fries. Patates kizartmasinin adi bu. Vardir bir aciklamasi ama hic arastirasim yok simdi. O gereksiz bilgi de sonraya kalsin.

K-9. Hep duyduk, hep gorduk ama nedir bu K-9. Yani neden hopallara bu isim verilmis. Bunu da nerden aklina geldiyse burdaki arkadasim cozdu. Tebrik ediyorum kendisini. Boyle calisan kafalari severim. Sevmesem ne olur lan. Ama ben severim. Evet ingilizce okuyun bakiyim bu K-9. Nedir? Keynayn. Aferim bravo sak sak sak. Simdi de sunu okuyun bakiyim ingilizce. Canine. Kenayn. Yaa anladiniz siz onu. Ondan hep bunlar. Israil'in yahudilerin isi bu. Oyunlar oynaniyor uzerimize. Uyan Turk gencligi, titre ve kendine gel.

Bu gereksiz harf yiginini cok guzel bir sarkiyla kapatmak. Veysel Irlanda'dan geliyor;

250 Milyar Bile Verseler Dovmem Nazli Yarimi

Vazgectim kapatmiyorum bu harf yiginini. Ne olucak lan bu findik fiyatlari. Dalga gecer gibi afedersin. Kendimize de mi findik ayiramayacagiz artik. Nasil evlenicem ben olum? Dugun bu. Kim bilir kac lira masraf olur. Simdi gul yuzlume de diyemem ki bir tanem nur tanem, findik para etmedi bu sene, sen beni cek, ben sana bi yemek ismarlarim bi ara diye. Olmaz olabilemez bir sey bu.

Evet itiraf ediyorum, ben Ankarali Turgut dinliyorum. Hatta ustunde resmi olan nevresim takimim var. Ulan ne rahatladim be. Evet arkadasim, misket oynuyorum evde, egleniyorum takiyorum kasedi, dikkatini cekerim okuyucu mp3 degil, cd degil, bildigin kaset. 60'lik. Ben cektim arkadastan. Al bir itiraf daha, benim Ankarali Turgut dinleyen arkadaslarim da var. Yalniz degiliz, ayaginizi denk alin. Biyiklarina kurban Turgut'um.

Gulleci olabilir miyim bu yastan sonra acaba? Neden yapmamisim zamaninda halbuki. Bir topun pesinde curumus genclik. Soyle bir gulle cekic atma, efendime soyliyim bir korfball, bir cim hokeyi, bir olimpik spor yapmamisim. Denememisim bile. Ayip bana. Ne oldu, hic duba gibi olduk, Bir ise yarasaydi bari. Yarasa da ilginc bir hayvan. Ama tirsarim ben. Kargadan da tirsarim. Muhattap olmadigim hayvanlar bunlar, huyunu suyunu bilmem. Neme lazim uzak dursunlar mazallah bir gagasi var zaten, dusman basina.

Yemek vakti simdi, cikip bir seyler yemek lazim. Secme sansim da yok fazla. Pilavimsi var mesela. O garanti. Kopek eti yemek istedim gecen gun. Gelmisiz o kadar buraya kadar, deneyelim diye. Herkeste bir panik, bir igrenme, bir kufur. Ne oldu arkadasim? Nedir bu sinir. Yaz arkadasim, not al. Otuzbin kadinla nasil birlikte oldum? Guzeldi, gulmustum ona ben cok. Cok basarili cok. Sahan da bozdu. Ne guzel geyiktir bu. Yigit Ozgur de bozdu. Ben de bozarim yakinda merak etmeyin.